A’DAN F’YE FOURSQUARE

Son zamanların en popüler mobil uygulamalarından olan Foursquare’i mercek altına aldık. Bulunduğumuz yeri arkadaşlarımızla paylaşabilmenin yanı sıra gidip gördüğümüz, yemeğini yediğimiz mekanları da eleştirme ve bu mekanları arkadaşlarımıza tavsiye etme imkanı sağlayan uygulama oldukça ilgi görmüş durumda. Gidip gördüğümüz yerlerde ve yemek yiyip kahve içtiğimiz mekanlarda “check-in” yaparak yakınlardaki arkadaşlarımızla irtibata geçebiliyoruz. Aynı şekilde bu yerlerdeki izlenimlerimizi paylaşabiliyoruz. Bize kötü davranan servis elemanını burdan eleştirip beğendiğimiz yemekleri tavsiye edebiliyoruz. Üstelik tüm bunları fotoğraf eşliğinde yapabiliyoruz. Android ve IOS altyapılı telefonunuza ücretsiz indirebileceğiniz uygulamanın kullanımı da oldukça basit. Merak ettik ve bir kaç fikir yürüttük; Foursquare nasıl bu kadar yayıldı? -Facebook ile başlayan ve twitter ile tam gaz devam eden “katılımlı medya” nam-ı diğer Sosyal medya‘nın hayatımıza girmesiyle kendimizi, tanıdıklarımıza ve tanımadıklarımıza takdim etmeye başladık. -Neler yaptığımızı nelerden hoşlanıp nelere kızdığımızı paylaşır olduk. Bu durumun eleştirelecek yönleri de var; hayatımıza maddi manevi katkıları da var, o ayrı. -Bu medyada var olmayanlar, hesabını sıklıkla güncellemeyenler “ben de burdayım” demeyenler sanki biraz dışlanmış durumdalar. Sanal dünyada dönüp giden hayatın gündeminden uzak kalmaları birçok ortamda onları “muhabbete dahil olma” durumundan uzak tutuyor gibi. Peki tüm bunların Foursquare ile ilgisi ne? -Çünkü Foursquare ile tecrübelerimizi paylaşabildiğimiz gibi mekanların yaşam akışına müdahale edebiliyoruz. (Katılımlı medya) -Mekan hakkında eleştiri yapıp edindiğimiz iyi-kötü tecrübeleri resmedebiliryoruz. (Hoşlantımızı ve tiksintilerimizi ifade edebilme, birilerinin vereceği kararlarda rol sahibi olabilme) -Gezdiğimizi, evde oturmayıp sosyal bir hayat sürdüğümüzü duyurma. (Ben de bu dünyadayım) Daha ayrıntılı bilgi ve uygulamayı edinmek için tıklayınız