Webkokteyli

Biz kimiz?

Şunu belirtmek isteriz ki, okuyacağınız bu tanıtım metninde çoğu kurum web sitesinde karşılaştığınız, kurumsal kelimelerden oluşan etkileyici cümleler yer almayacaktır. Olduğu gibi, tam bizi anlatan bir yazı okumak üzeresiniz.

Her birimiz çeşitli şirketlerde çalışmış, en sonunda "sırası geldi artık" deyip, bu oluşuma katılmış insanlarız. Personelimiz yok, hepimiz arkadaşız.

Bilgisayar başında oturarak para kazanıyoruz ve yalnızca Yedi kişiyiz. Ofisimizden bakınca Gıda Çarşısı, Atatük Spor Kompleksi, Pınarbaşı,Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Körfez, Liman ve Alsancak görünüyor. Nasıl olur diye düşünmeyin. Evet evet, Körfez manzaralı bir ofisteyiz. Bizim neyimiz eksik dedik ve bir plazma da aldık. Amacımız mekanı kalite gösterip proje fiyatlarını yükseltmek değil, futbol maçlarını daha keyifli bir hale getirmek için. Zaten deri oturma grubu da orijinal deri değil.

Alanında uzman harika bir ekibe sahibiz. Tasarımcılarımız yaptıkları işlerle müşterilerimizi etkilerken, yazılımcılarımız güvenilir kodlarla fevkalade işler hazırlamaktadır.

Tek canımızı sıkan çok müdahaleye hevesli müşterilerdir. Proje sürecinde ya da tamamlandığında tabii ki değişiklik talepleriniz olacaktır. Bu o türden değil, böyle hani her işte benim de parmağım olsun, onların dediği değil benim dediğim olsun diyen. Evet işte, bu tür müşteriler işi geciktirir. Yanlış anlamayın, sadece çalıştığı ajansa güvenen, ve saygı duyan müşterilerimiz olsun isteriz. Yaptığımız bazı işlere bakın, hangisi kötü ki?

Bize, bir kahve içmeye gelmek istemez misiniz?

Ne yeriz?

Aslında başlarda hazır yiyecek yedik. Ofise yakın tüm hazır yiyecek üreticileri tanır bizi. Lakin sonradan baktık ki olacak gibi değil Tabldot yemeği yiyelim dedik. Birkaç gün tabldot yemeği söyledik, yedik. Güzeldi, veya öyle olduğunu sandık. Ancak İlker’in mide rahatsızlıkları baş gösterince kaynağın tabldot olduğuna karar verip, tüm suçu tabldotçuya atıp; oradan yemeği kestik. Açlıkla mücadele ettiğimiz birkaç zorlu gün sonunda çözümün bize çok yakın olduğunu anladık.


Düşündük taşındık ve bir mikrodalga fırın alıp kendin pişir kendin ye uygulamasına geçtik. Pizzalar pideler iyiydi ama sıktı bir müddet sonra. Ne yapalım, ne yapalım derken ev yemeğini; kendi evimizin yemeğini yemeğe karar verdik!

Önce bir sefer tası edindik. Sonrasında ofise, yemek için araç gereç. Şu an gayet memnunuz, İlker de iyi. Anne eli değmiş, pardon doğrudan anne elinden çıkmış yemekler yiyoruz. Teşekkürler anne eli. Bir tanesin.

Ne içeriz?

Bu yazıyı yazarken limonlu Ice-Tea içiyoruz ama dolapta “The Coca-Cola Company”nin en çok tüketilen ürünlerinden Coca-Cola ve Fanta da var.

“Bir kahve içmeye gelmez misiniz?” dedik ya, kahve içiyoruz biz genelde; ondan öyle diyoruz galiba. Kahve konusunda titiziz, Nescafe’den şaşmayız, Coffe-mate olmazsa olmaz. Bir de Sema kahve-krema oranını ayarlayabilse…

Çay demlemeye üşeniyoruz. Çay ocağımız çok iyi. Çayları gibi “sıcak”kanlı insanlar. O yüzden çaylar çaycıdan...